Hareket67
Kurukafa

Bahçeli ve Kılıçdaroğlu’nun kararları..

Siyaset kurumu farklı zaman dilimlerinde bazı açıklamalar yaparak ülke gündeminde değişikliğe gider. Bu gündem değişikliği bazen ülkenin kaderini değiştirir. Bu değişim kimilerine göre olumlu kimilerine göre de olumsuz sonuçlar doğurur. İki binli yılların başıydı. Üçlü koalisyon hükümeti var. DSP-MHP-ANAP’tan oluşan 57. Hükümet görevdeydi. 2001 krizi patlak vermiş, Avrupa Birliği ve ABD 1999 yılında, daha sonra bir başka terörist başı olduğu öğrenilen Fetullah Gülen’in ABD’ye gitmesi zamanlarında yakalanan Abdullah Öcalan terörist başının idam edilmemesi için varını yoğunu ortaya koyuyordu. O zamanlar AB’ ye üye olmak için vatandaşlar da dahil herkes, ‘ne gerekiyorsa yapılsın’ görüşündeydi. Koalisyon partileri liderleri toplantılar yapıyor ancak bir türlü uzlaşamıyorlardı. MHP’yi idamın kaldırılması, AB’ye tam üyelik için istenen tavizler konusunda ikna edemiyorlardı. Tam da o zamanlarda bir lider(Devlet Bahçeli) çıktı ve ‘3 Kasım tarihinde erken seçim yapılsın’ dedi. AK Parti henüz yeni kurulmuş ve AB ve ABD’ lilere idamın kaldırılması ve AB’ ye tam üyelik için gerekenin yapılacağı imajını veriyordu. 3 Kasım gelmiş seçimler yapılmış sonucunda birçok siyasi parti baraj altında kalmıştı. Seçimi isteyen MHP’ de öyle olmuştu. Ancak MHP’ nin haklılığı bir sonraki yerel ve genel seçimlerde vatandaş tarafından görülmüş tekrar meclise sokulmuşlardı. MHP lideri Bahçeli’nin seçim hamlesi birçok siyasi partiyi tozlu rafların arasında tarih olmaya itmiş, o gün seçim kararıyla gündem tamamen değişmiş, sonuç kimine göre olumlu kimine göre olumsuz olmuştur. Bir başka örnek vermek gerekirse; Bu örnekte de baş rolde yine Devlet Bahçeli var.. 2015 seçimleri yapılmış, hükümet kurulamıyor. Kendisine Kılıçdaroğlu tarafından başbakanlık dahi teklif ediliyor. Ancak HDP desteği olmadan hükümetin yürüyemeyeceği belli olduğundan ve HDP ‘nin desteğiyle hükümet olmanın MHP’ nin kendisini inkar etmesi anlamı taşıyacağından bu teklifi reddetmiş ve Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin temelini oluşturacak o tarihi çağrısını yapmıştır. Anayasa değişikliği için AK Parti’ye davet yapmış bu davet kabul görmüş ve bir kere daha gündem değişmiş sonuç olarak Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin temelleri atılmıştır. Bu karar da kimine göre olumlu kimine göre olumsuz olmuştur. Gelelim günümüze; Ülke son zamanlarda ekonomik yangın yeri. Ekonomiden anlayan da almayan da profosör mahiyetinde açıklamalar yapıyor. Üniversitede 4 sene iktisat tahsili görmeme rağmen ben bugüne kadar bir açıklama yapmaktan hep kaçındım. Dünya pandemiden çıkmış ekonomi durağanlaşmış yeni yeni harekete geçmeye hazırlanırken Rusya-Ukrayna savaşı çıkmış. Enerji ve gıda sektöründe tüm dünyayı etkileyen bir durum oluşmuş. Ülke genelinde, Cumhur İttifakının adayı çoktan belli iken herkes Millet İttifakının adayını tartışıyor. Öne çıkan isimler; Kemal Kılıçdaroğlu, Mansur Yavaş ve Ekrem İmamoğlu oluyor. Bu üçlü arasında ki CHP Genel Başkanı olan Kamal Kılıçdaroğlu, kendi partisinin iki büyükşehir belediye başkanına yarıştan çekilin diyor. Ancak Ekrem İmamoğlu çekilmekten yana değil. Açıktan savaş başlıyor. İmamoğlu’nun başkanlık sürecinde yaptığı birçok hataya rağmen destek olan partilileri üçe bölünmüş vaziyette. Bir bölümü Kılıçdaroğlu’nu bir bölümü partilerine yeni katılan Mansur Yavaş’ı bir bölümü de kendisini destekliyor. Ancak ittifak ortaklarında da adaylık için çatırdamalar var. Adayların üçünün de CHP’ li olması rahatsızlık yaratıyor. Formül aranmak için 6 lı masa kuruluyor. Ama masanın dışında ya da altında kalan HDP dengeleri bozuyor. İmamoğlu’nun Karadeniz gezisinde! Yanında götürdüğü gazeteciler CHP içinde rahatsızlık yaratmış gibi ortalık birden karışıyor. Bir fotoğraf karesi CHP içinde İmamoğlu’nu dışlama pozisyonuna dönüşüyor. Fotoğraf karesinde Nagihan Alçı’nın varlığı rahatsızlık yaratmış görünse de aslında o karede rahatsız olunan kişi Ekrem İmamoğlu’nun ta kendisi oluyor.. Ekonomik yaşamda geçim sıkıntısı baş gösteriyorken bu olayın yaşanması hükümeti bir süre gündemden uzaklaştırıyor. Ancak arkasından bir başka olay yaşanıyor. PKK’ lı terörstlere övgüler yağdıran CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’nun Yargıtay sürecindeki davası sonuçlanıyor ve kendisine hapis kararı çıkıyor.. CHP içinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu, tabiri caizse, harcama operasyonu başlamışken, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’nu savunma yarışı başlıyor. Şimdi yazının başında anlattığımız Devlet Bahçeli örneklerinden sonra Kemal Kılıçdaroğlu kararlarının da örneğini veriyoruz. Bu da bir lider kararıdır. Kimlerine göre olumlu kimilerine göre de olumsuz olacaktır. Bunu en net olarak seçim yarışında göreceğiz.  
13 Mayıs 2022 - 13:30 'de eklendi ve kez görüntülendi.
Etiketler :
İLGİLİ HABERLER
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Bahçeli ve Kılıçdaroğlu’nun kararları..

POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ