Hareket67

”HALKIN SUYUNU KESMELERİNE İZİN VERMEDİK”

”HALKIN SUYUNU KESMELERİNE İZİN VERMEDİK” Kdz.Ereğli Belediyesinin Ekim ayı meclis toplantısı bugün (007.10.2020) Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Nikah Salonunda yapıldı. Gündem dışı konuşmasının tamamını Erdemir’e ayıran Başkan Posbıyık, şunları ifade etti: Ereğli Demir ve Çelik Fabrikaları Türk Anonim Şirketi’nin (ERDEMİR), 5 Ekim’deki kamuoyu açıklamasını memnuniyetle okudum. Memnun olma nedenim şu; bir yıldan uzun bir zamandır […]

”HALKIN SUYUNU KESMELERİNE İZİN VERMEDİK”
07 Ekim 2020 - 12:01 'de eklendi.

”HALKIN SUYUNU KESMELERİNE İZİN VERMEDİK”

Kdz.Ereğli Belediyesinin Ekim ayı meclis toplantısı bugün (007.10.2020) Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Nikah Salonunda yapıldı. Gündem dışı konuşmasının tamamını Erdemir’e ayıran Başkan Posbıyık, şunları ifade etti:

Ereğli Demir ve Çelik Fabrikaları Türk Anonim Şirketi’nin (ERDEMİR), 5 Ekim’deki kamuoyu açıklamasını memnuniyetle okudum. Memnun olma nedenim şu; bir yıldan uzun bir zamandır Kızılcapınar Barajı HES Projesi ile ilgili tüm yanlışları, kaygılarımızı, Ereğli halkının zararına doğacak sonuçları halkımızla, kamuoyuyla paylaşmamıza rağmen, ERDEMİR ve özellikle OYAK, bugüne kadar tek bir açıklama yapma gereği bile duymamıştı.

“Ereğli ve Ereğli halkının geleceği için aynı emellere sahip olduğumuz Sayın Halil Posbıyık’a konuya dair tüm süreçle ilgili bilgi vermeye hazırız” demişler. Böylece geç kalmış olsalar da Ereğli halkını muhatap almış oldular.

Bu açıdan memnun olduk ama bu kez de yaptıkları açıklama yanlış, yanıltıcı ve gerçek dışı. Kamuoyu açıklamasının gerçeklerle uzaktan yakından ilgisi yok. Üstelik açıklama, OYAK yönetiminin yanlı, yanlış ve taraflı yönlendirildiği yolundaki izlenimimizi güçlendirdi.

Ayrıca hatırlatmak isterim; Ereğli halkı, siyasi parti temsilcileri, odaları ve dernekleri bir araya gelerek geleceğine sahip çıkmak için yaklaşık 1 yıl önce platform oluşturdu. Platformun oluşma nedenlerinden biri de HES projesinin eksik ve yanlışlıklardır. Platform sonrası Ereğli’ye gelen OYAK yönetimi, Ereğli halkını temsil eden şahsımı ve Sayın Kaymakamı bu görüşmeye davet etme gereği duymamıştı.

OYAK yönetiminin doğru ve tarafsız bilgilendirilmesi açısından şu noktaların altını çizme gereği doğdu:

Açıklamada “Bu protokol, Ereğli halkı ve Belediyesi aleyhine değil karşılıklı kazanımlar üzerine ve kamu yararı gözetilerek akdedilmiş protokoldür” deniliyor.

Pekiyi açıp bakalım protokolün 5.1 maddesine… Ne diyor protokol:

“Baraj, DSİ’nin sulama, Erdemir’in endüstriyel su ve Belediyenin içme ve kullanma suyu ihtiyacını karşılamak üzere tesis edilmiştir.

Barajdan karşılanabilecek su miktarı, öncelikli olarak endüstri su ihtiyacının karşılanması amacıyla kullanılacak, kalan kısmı ile içme suyu ihtiyacı  ve sulama suyu ihtiyacı karşılanacaktır. Baraj seviyesinin Erdemir’in bir aylık su ihtiyacını karşılamayacak düzeye düşmesi halinde (ölü hacim hariç olmak üzere aktif olarak kullanılabilir hacmin 8.38hm³’ün altına düşmesi durumu / planlama raporuna göre 95 m kotu) seviye tekrar 95,5m kotuna yükselinceye kadar su yalnızca Erdemir tarafından kullanılacaktır.

Barajdan verilen içme suyu miktarının ihtiyacı karşılamaması durumunda, Belediye içme suyu ihtiyacının kalan kısmını Gülüç Çayı üzerinde mevcut kaynak ve su alma yapılarından veya başka kaynaklardan meri mevzuat hükümleri çerçevesinde kendi imkanları ile karşılayacaktır.”

Çok açık değil mi! “Ereğli halkının kazanımları ve kamu yararı“ bu maddenin neresinde! Su azalınca öncelik Erdemir’in olacak ve halkın suyu kesilecek. Baraj seviyesi zaman zaman bu sınıra kadar gerileyebiliyor. 2013’te bu yaşandı. Daha sonra da bu sınıra yaklaşıldığı dönemler oldu. Yani bu risk, kağıt üzerinde kalan bir durum değil, gerçeklik…

Su, en temel insan hakkı olan YAŞAM HAKKI demektir.

Bu durumda “Ereğli ve Ereğli halkının geleceği için aynı emellere sahip olduğumuz Sayın Halil Posbıyık” ifadesindeki Halil Posbıyık ben olamam.

Yine yaptıkları açıklamada;

“Baraj ve soğutma suyu Erdemir için hayati öneme sahiptir. Barajdan suyun sağlanamaması durumunda, yaklaşık 6 saat sonra fabrika sahasında entegre olarak üretim yapan tesislerin durması tehlikesi söz konusudur. Bu durumda Erdemir’in ürün üretememek/satamamaktan kaynaklanan zararlarının yanı sıra, en büyük zarar yüksek fırınlarda görülecektir. Bu sebeple yaşanabilecek kayıpların, doğrudan Ereğli’ye ve Ereğli işçisine ve Ereğli halkına yansıyacak olmasından dolayı, barajın tüm maliyetleri, yapılan protokole rağmen Erdemir tarafından karşılanmak suretiyle inşa edilmiş olup yine tüm maliyeti Erdemir tarafından karşılanarak işletilmektedir” deniliyor.

Üzülerek belirtmeliyim ki, bu da OYAK yönetiminin yanlı, yanlış ve taraflı yönlendirildiği düşüncemizi pekiştiriyor. Çünkü, yüksek fırınlarda soğutma suyu denizden sağlanıyor. Bunu Ereğli’de yaşayanlar bilir. OYAK yönetimi bilmiyorsa Ereğli’de bulunmadıkları içindir. Benim Erdemir‘de çalıştığımı da unutmuş olmalılar. Bana sorsalar doğru bilgiyi verirdim. Zaten Kızılcapınar Barajı ile Erdemir arasında soğutma suyu ile ilgili herhangi bir hat bulunmuyor. Fabrika sahasında kullandıkları suyu Gülüç bölgesindeki bent yapısından sağlıyorlar.

Açıklamada ayrıca, “…yaşanabilecek kayıpların, doğrudan Ereğli’ye ve Ereğli işçisine ve Ereğli halkına yansıyacak olmasından dolayı…” ifadeleri kullanılmış. Yani Ereğli halkına ve Erdemir işçisine, yaşanabilecek olumsuzlukların sorumlusu olarak Belediyemizi gösterme çabası içindeler. Bunu kabul etmek ve anlamak mümkün değil.

Ereğli halkına ve Erdemir işçisine nasıl sahip çıktıklarını hatırlayalım! “Ya 1400 işçi işten çıkarılacak ya da yüzde 35 maaş indirimi olacak” dedikleri ve çalışanları iki insafsız çözüm arasında bıraktıkları günleri Ereğli halkı hala unutmadı. Maaş indirimi yaptığı dönem, net karları 1 milyar dolar olarak gerçekleşmişti. 2006 öncesinde kazancının 100’de 15’ini işçisine ücret olarak veren ERDEMİR bugün sadece 5.5’ini ödüyor.

Yine, açıklamada, 25 yıldır boşa akan sudan ve barajın kullanım şartlarında herhangi bir değişiklik olmadan enerjiye dönüştürülmesinden bahsediliyor. Ereğli halkının içme, kullanma suyu hakkı ve önceliği hiçbir ticari kaygıdan daha az olamaz. Biz diyoruz ki, öncelik halkın içme ve kullanma suyunda… Defalarca söyledim; halkın ihtiyacı karşılandıktan sonra bir damla su boşa akmasın, hatta bu konuda biz de katkı sağlayalım, tüm imkanlarımızla destek olalım. Bunları söyledik  ama sesimizi duyuramadık.

Bir de Ereğli ve Erdemir için kullanılacak ilave enerji yaratılmasından bahsediliyor. Erdemir kısmını anladık para kazanacaklar da Ereğli ile ilgili kısmını anlayamadık, üretilen enerjiyi bedava Ereğli halkına mı verecekler. Hala aynı zihniyet… Amaç,  daha fazla kar…

Açıklamada, “Erdemir ve Ereğli halkı birbirinden ayrı düşünülemeyecek  bir bütündür. Yarattığımız ekonomiyle, suyumuzla, istihdam gücümüzle her zaman Ereğli’nin bir parçası olmaya devam edeceğiz “ şeklinde ifadeler var.

“Suyumuz” ne demek! Su, Erdemir’in mülkiyetinde olabilir mi! Suyun tek sahibi vardır o da HALKTIR. Erdemir, sadece, Kızılcapınar barajındaki suyun paydaşlarından biridir. “Suyumuz” diye ifade ettikleri bu yaklaşım, yasalar ve mevzuat gereği suyun her türlü kontrolünü sağlayan DSİ de dahil, diğer paydaşların yok sayıldığını bir kez daha ortaya koyuyor. Yaratılan ekonomiye gelince, 2006 sonrasında Ereğli’de sac tüccarı, sanayici, esnaf, nakliyeci can çekişmekte, gurur duyabilirler!

Gelelim işin en çarpıcı yanına:

Açıklamada, “Ereğli halkının içme ve kullanma suyunu kesmek ve azaltmak aklımızın ucundan dahi geçmemiştir, geçmeyecektir” deniyor.

Kendilerine soruyorum şimdi;

Ağustos ayında, DSİ Bölge Müdürlüğü ile birlikte en az 41 saat kesinti yaparak Belediyemize ait isale hattının yer değiştirilmesi için görüşmeye gelmediniz mi?

Tüm ısrarlarınıza rağmen, Covid-19 salgınının yoğun olduğu bir dönemde su kesintisinin kesinlikle mümkün olmayacağını ifade etmedik mi?

Diğer önemli bir husus ise çalışma arkadaşlarımla ilgilidir. Şahsımın ve tüm Belediye çalışanı arkadaşlarımın tek bir amacı vardır; gece gündüz demeden, Ereğli ve Ereğli halkının menfaatlerini sonuna kadar savunmak…

Ereğli ve Ereğli halkı için verdiğimiz tüm mücadelemiz ve haklılığımız, Zonguldak İdare Mahkemesinin 2019/1002 Esas, 2020/606 Karar- 18.09.2020 tarihli kararı ile hukuken tescillenmiş olup; ilgili mahkeme tarafından “ÇED gerekli değildir.” Kararında hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır. Bu nedenle dava konusu işlem (ÇED Gerekli Değildir. Kararı) iptal edilmiştir. Derhal mahkeme kararının uygulanması gerekmektedir.

Diğer tüm OYAK-ERDEMİR konularında olduğu gibi, Kızılcapınar Barajı HES projesinde de Kdz. Ereğli halkının hakkını savunacağımızdan kimsenin şüphesi olmasın. Ereğli halkının verdiği yetki ve sorumlulukla, tüm gücümüzle, ekip arkadaşlarımla birlikte çalışmaya devam edeceğiz. OYAK yönetimine açık çağrı yapıyorum. Çözüm bekleyen bütün konuları konuşmak ve doğru bilgilenmelerini  sağlamak için kendilerini Ereğli’ye davet ediyorum.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

SON DAKİKA
İLGİLİ HABERLER